May 31st, 2008

Mısır’ın büyülü şehri Kahire’nin en bilinen bölgesi şüphesiz Giza’da yer alan bilerce yıllık piramitler. Kim tarafından, ne zaman, ne için ve nasıl yapıldığı hala kesin olarak bilinemeyen piramitler, çözülmeyi bekleyen büyük bir sırrın gizemi ile bütün dünyanın ilgisini çekiyor. Ancak aynı şehrin yaşlı mahallelerini dolaşırken; tozlu ve dar sokaklarda kırık dökük evler ve dükkânlar arasında beliriveren muhteşem bir geçmiş zaman mirasına rast geliyor olmak, insanlık tarihinin seyri açısından belki o devasa yapıların gizeminden daha büyük bir sırra işaret ediyor. Ve bu sırrın çözülmesi, bu 5 asırlık yolculuğun toplumsal temellerinin açıklanabilmesi; günümüz uygarlığına tesirleri bakımından piramitler ve sfenks bilmecesinin çözülmesinden çok daha acil bir ihtiyaç gibi.
Yazının devamı »
ve Sizden Gelenler |
May 23rd, 2008
INDEPENDENCE OF KOSOVA (part 1.)

Saturday afternoon - less than 24 hours left until the Declaration of the Independence of Kosova. Everything was covered in red&black (the national flag - Albanian Flag). This little kid was trying to warm his little hand, it was -11 C, but nothing could stop us from going out to celebrate!
Yazının devamı »
ve Sizden Gelenler |
May 13th, 2008
Haydarpaşa.. İstanbul deyince, akla ilk gelen görüntülerden biri. Yüzyıllık tarihi, heybetinden hiçbirşey kaybettirmemiş, bıraksalar daha yüzlerce yıl dimdik ayakta durabilecek, Anadolu’nun, Avrupa’ya açılan kapısı ve nice yaşamların akıp gittiği, gönüllerde yer etmiş, büyülü bir mekan… Şimdilerde yıkılmayı bekliyor.
Yazının devamı »
Serdar Çelebi |
April 30th, 2008
Dışarıda deli gibi yağmur çeviriyor, bu yağmur çeviriyor lafı da annemin hani; yağmur sadece yağmakla kalmıyor hafif de bir rüzgar var, yüzüne yüzüne vuruyor insanın, annem buna öyle der…

Ben de takılmış bakıyorum cama, “amma savurdu ha!” diyorum, elimde bir bardak, artık parmak izlerinden içindeki “şey”in rengi belli olmuyor, çıkıp atasım var kendimi, yağmurunçevirdiği asfalta… İçim kaynamış, ateş aşağıdan yukarı, beynime doğru hücum ediyor, ve daha günün ortası…
Yazının devamı »
Bülent Dedeoğlu |
April 26th, 2008
Haydi kalk hazırlan..
hatta hazırlanma olduğun gibi, belki biraz uykulu, gözlerin şiş yorgun gel…
Uzun zor bir yolculuk olacak bu…
Dinlenmek için omzumu vereceğim sana sense kokunu bırakacaksın omzumda kendinden habersiz…
Omzum ve ben mutlu…
Yazının devamı »
Mehmet Turgut, Suzan Ağatoğlu |
April 26th, 2008

içimi acıtıyor çaresizlikler,
tiz bir kapı gıcırtısı kalır ya gidenin ardından
öylesine acizlikler
ne yapılırsa yapılsın, zamanı gelmeli
gelmeyince olmuyor mevsimsizlikler
alıp götürüyor tohumunu insanın
Yazının devamı »
Sema Özevin |