Sunday, 4 6th, 2008
Düşler karışsa sabaha..
İçinde bir kızıl sancıyla başlasa gece..
Sevilmeden başlasa karanlık
Yok olduğunu bildikçe başlasa yenilgilerin..
Biri, ardından biri daha hayatının güzel olmasını dilese..giderken…
Bir kez daha sevmemeği öğretse sana, gülümsediklerin..
Pınar Dağ |
Friday, 3 21st, 2008
‘Dağlarındayım çocukluğumun…
Gölgelerim koşuyor güvercinlere..
Cebimde dökülmeye hazır gözyaşları…
Mağrur çocuk hayallerim…
Yorulmuşum..
Kalbim Hozat dağları..
Yüksek , karlı, pare pare çiçeklenmişim…
Rüzgarlar kederime eş..
Uğulduyorlar çocuk bahçelerimde…
Elimde ilk gençliğimden çakıl taşları..bilyeler….
Şrd/Nisan’07
Daha fazla…
Pınar Dağ |
Thursday, 3 13th, 2008
İnanmayı denemek..
Parmak uçlarında hayatı notalamak..
Bir bahçe bulup, içinde gizlenip, piyano seslerini dinlemek..
Uyanmak, sancılı bir sabaha, yalnızlığı dudak arasına saklayarak..
Bir kez daha sevmek…severken düşlemek…
Pınar Dağ |
Sunday, 3 9th, 2008
Beni kendine yakın hissetmeyenlere nasıl kızarım…
bulaşmalı insanın yüzü, bir başka yüze…
Çözmek lazım birikenleri birbirin de.
Bir yön pusulası olmak lazım kızanlara..
Hiç sevilmediğim bir gönül de, kızmakta kıskanmak gibi değil miydi?
Tekrarlanmış gönül yaralarının korkusuna vurgunsa hassaslık; ‘Kızmak’ yaşanmışlıkları pekiştiren olmaz mı?
Sen nasıl kızardın…
Herkes bağırırdı….
Herkes küskündü….
Bana en çok annem kızardı….
Sana?
Kızmak karşılıklı bir hak mıydı?
Sevmek kızmak mıydı?
Anne […]
Pınar Dağ |
Tuesday, 3 4th, 2008
Hayatın geçiciliği karşısında, bu kadar ölümsüz olmayı istemen ne büyük cesaret….
Oysa ölümün bulaşmadığı bir hayat var mıydı?.
Doğuyor, ölüyordun…
Bir kapı kolundan bile daha az ölümsüzdün..
Bir varmış ve bir yokmuş dediğin hikayelerle başlatıyordun; var olduğunu..
En çok kimsenin bilmediği oluyor, en çok kimsenin bakmadığı pencereye dokunuyordun.
Pınar Dağ |
Sunday, 3 2nd, 2008
….
Çok şey yapmıştın…
İçine hayatı anlayarak sıkıştırdığım düşlerimi; yarıda bırak, git demiştin…
Bana git demiştin.
Özlediklerimi,
Olmak istediğim beni,
Sevdiğim köy yollarını,
Elleri kınalı yaşlı kadınları bırak git demiştin..
Sana bu ülkede ekmek yok demiştin sanki…
Oysa içinde sevinçlerim vardı..
Oysa ben en çok sevilerek yaşamayı istiyordum..
Pınar Dağ |