Sunday, 11 18th, 2007
Bu yolculuğu neden yapıyorum, bilmiyorum.Birden çok “etki”nin esareti altındayım.
İçimde bir nefret var.
Doğurganlığını yitirmiş kadınların zehirleşmiş kanı dolaşıyor sanki damarlarımda.
Direncim kırılmak üzere.
Yaptığım tüm kaleler ha yıkıldı ha yıkılacak.
Bulutlar üzerime dolu dolu sıkıntı bırakıyor.
Durup etrafıma bakıyorum.
Maddenin insan tinini nasıl alt üst ettiğini görüp, ondan nefret eder boyutlara ulaşıyorum.
Ne acımasız bir ikilemdir ki nefsini henüz yenememiş bir ölümlü […]
Osman Fırat Turan |
Thursday, 11 8th, 2007
Sokrates’in erdemini, Nietzsche’nin üstün insanı arıyordum…
…
şimdi bu öğle üzeri, Pertek de bir açıkhava kahvehanesinin önünde,
bir ağacın dibinde, küçük tabureler üzerinde, Pala’nın çayını yudumlarken,
İsmail amcanın yanık sesinden türküler dinlerken,
neyi düşünüyor,
neyi bekliyor
ve neyi arıyordum…
…Annemin telefonuyla irkiliyorum,
Ali Dayı’nın dükkanına gel diyor,
gel de tulum peynirinin bir tadına bak !
Koşar adım ilerliyorum sessiz Pertek sokaklarında.
Sonbaharın o tatlı ışığı yaşlı ağaçların […]
Osman Fırat Turan |
Thursday, 11 8th, 2007
“Merhamet her zaman intikamdan daha asildir.”
Shakespeare-Beğendiğiniz Gibi,
Perde IV.Sahne 3.
KARAR’DAN ÖNCEKİ GÜN
18 Ocak 2004
Bir tepeden şehri seyretmek, usul usul gün batarken.
Caddeler tıklım tıklım, sokak lambaları yanmakta, meyhaneler dolmakta ağır ağır,
dönme dolabın rengarenk ışıkları aydınlatmakta beyazımsı karanlığı.
Osman Fırat Turan |
Thursday, 11 8th, 2007
Küçük sıradan bir balıkçı teknesi,
İnebolu da.
Yanaşıyor kıyıya sessiz sakin,
canlanıyor toprak ve ağaçlar yeniden.
Ve her şey kendiliğinden oluyor.
Elimde bir paket sigara ve kibritle iniyorum tekneden.
Serin çakılların üzerine atıyorum kendimi,
alışmış olmalıyım ki üşümüyorum artık.
Acemice yakıyorum sigarayı
ve izmariti büyük bir hazla basıyorum çakıllara
dalgaların sesiyle ritim tuttururken.
Ne kadar da zevkli bir şeymiş bu.
Demek ki sigara içmenin de güzel yanları […]
Osman Fırat Turan |