Şehir tarihindeki
July 8th, 2008
Ankara’nın Dikmen Sırtlarında, seğmenler “millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik” diyerek karşılamışlardı Gazi’yi…
Şimdi ise Dikmen Sırtlarında hummalı bir inşaat faaliyeti sürmekte. O zamanın Ankara Fotoğraflarına baktığımda ise yirmi bin kişilik bir kasabanın havasını almamak mümkün değil.
Ankara sokaklarını bilmeden yürüyen için “zavallı” ifadesi benim için az kalıyor.
Bir Karpiç’i yaşayamamış olsak bile, bu millet için en hummalı planların yapıldığı yeri hesaba katmadan yaşama, boşuna geçirilmiş bir hayattır bence.
Hep “bence”lerden bahsedeceğim çünki Ankara hep birine göredir. Kimse başkasının Ankara’sında yaşamaz. Kendi Ankara’sı vardır herkesin.
Evden çıkıp sokağa adım attığım andan itibaren yaşıtlarımdan ziyadesi ile daha fazla yaşı olanlar dikkatimi çeker, onların hikayelerini düşünür şekillendiririm aklımda… Çankırı, Yozgat, Çorum’dan gelerek önce birazcık toprak çevirmiş, şimdi gayrimenkul zenginleri vardır önce yolumun üzerinde.
Sonra 60′lı yılların o meş’um orta halli zenginleri ve sosyal demokratları sarmıştır Tunalı Hilmi Caddesini… Oradan Tunus caddesini geçip Meclis (Akay) kavşağına geldiğimde 70′lerde sokağa dökülen Talat Aydemir’in Harbiyelileri ile İsmet Paşa’nın mücadeleleri gelir gözümün önüne.
Evet daha çok siyasi çalkantılar ve ihtilal hazırlıkları, Çünki bu şehrin her anında bir devrim veya ihtilal yaşanacakmış gibi durur. O şark kurnazları veya “Tüccar avukatlara*” rağmen
Kızılay’a ve Necati Bey caddesinde 555K canlanıverir. Sonra Ulus: Anlatmaya gerek bile yoktur. Yaşananlar bir çok cilt kitap oluverir karşımda.
Eski meclis, Pera Palas ve adını bilmediğim genzimi yakan bir koku ile Cumhuriyetin en eski hali ve her nedense Koç’un Bakkaliyesi.
Yaşamadım ama biliyorum Ankara’yı. Bir “Düttürü Dünya” eşliğinde sokak sokak hikayesini yazabilirim. Hiç üşenmeden. Anlatabilirim. Ama fotoğrafa gelince, işte bende o yok. O kadar çok yaşar ve anlatırım ki, fotoğraf çekmeye zaman kalmaz.
En sonunda “bir sus da biz de yaşayalım” diyen sesler ile uyanıveririm.
Hiç yabancı değil bu şehir bana. Çünki her haliyle benim, ben herşeyimle bu şehrin bir malıyım.
* Tüccar Avukatlar; Yaşar Kemal’in Demokrat Parti zamanında milletvekili seçilerek gelen milletvekilleri için kullandığı ibaredir.
** Fotoğraflar: Bülent Dedeoğlu ve Ankara B.Ş.B Belko Ankara Albümü


Yorum yazmak isterseniz