Ciddiyet bırakmadınız bende
April 30th, 2008
Dışarıda deli gibi yağmur çeviriyor, bu yağmur çeviriyor lafı da annemin hani; yağmur sadece yağmakla kalmıyor hafif de bir rüzgar var, yüzüne yüzüne vuruyor insanın, annem buna öyle der…
Ben de takılmış bakıyorum cama, “amma savurdu ha!” diyorum, elimde bir bardak, artık parmak izlerinden içindeki “şey”in rengi belli olmuyor, çıkıp atasım var kendimi, yağmurunçevirdiği asfalta… İçim kaynamış, ateş aşağıdan yukarı, beynime doğru hücum ediyor, ve daha günün ortası…
Hatta hatırladığım kadarıyla hafta içi, yok yok değil, o kadar da değil. Hafta içi iş saatinde bu kadar dağıtmak; hani babam görse, “döndün mü gene şişeye, Ali enişteye benzedin sen iyice” der çeker gider.
Ne acaip bir adam, hayatım boyunca hep tek repliklerle hatırlıyorum babamı… Hani kızarken de esaslı adam edası vardır üstünde, bir nev’i bizim evin Kadir Savun’u gibi, iyi oyuncudur da, neden hep tek cümlelik replik yazıyorlar anlamadım, kim yazıyor sahi bizim rollerimizi?
Plan 1
İç mekan, Bülent ofis, gündüz (kamera yüze odaklanırken yüz flulaşır, duvardaki saat netleşir)
Bülent hızla odasından çıkar ve kendini yağmura atar…
Plan 2
Dış mekan, yağmur, gündüz (müzik: portishead- glorybox 1:50 sn den itibaren mix)
Asfaltın üzerinde su birikintilerinde yarı çıplak şekilde Bülent hoplamaktadır. Kamera genişten gelerek Bülent’e odaklanır, siyaha kapanır…
Böyle bir şey mi bizim hayatımız?
Saçma! kim tutar bu kadar kağıdı, hangi deli uğraşır bu kadar kağıt ile kalem ile? Hayat bir şekilde örer durur ağlarını insanlar üzerine, ufak kazalar, güzel süprizler, minik oyunlar oynar, sonra biz onları “hayatım film” edasıyla yaşarız ve bir şekilde satışını yapmaya kalkarız. Sonra olur hepsi yalan, bakarız ve deriz ki: “nasıl yani?”
Eh bu kadar yaşamışlığın farkına varmışken, oturur elimizdeki karelere bakar, yaşanmışları bir yere bırakır yaşayamadıklarımızın hayallerini kurar, senaryolarını yazarız.
Şimdi son raddeye gelmiş yasaklarla yaşamaya gelmiş bir halde, bütün senaryoları yırtıp, yağmur sonrası sevgili arkadaşımın “afacan çocuk bakışı” ile gözümü tanrıya dikip haykırasım geliyor: yazdığınız bu senaryo ile ciddiyet bırakmadınız bende!!!


Yorum yazmak isterseniz