Bregenz’de yalnızlık…
March 2nd, 2008
….
Çok şey yapmıştın…
İçine hayatı anlayarak sıkıştırdığım düşlerimi; yarıda bırak, git demiştin…
Bana git demiştin.
Özlediklerimi,
Olmak istediğim beni,
Sevdiğim köy yollarını,
Elleri kınalı yaşlı kadınları bırak git demiştin..
Sana bu ülkede ekmek yok demiştin sanki…
Oysa içinde sevinçlerim vardı..
Oysa ben en çok sevilerek yaşamayı istiyordum..
İç sigaranı demeyi öğretmiştin..
Geciken gülüşleri, samimiyetin hiçliğinden bahsetmemiştin…!!!
En çok ben sarılmalıyım hayata sanki..
Sanki dünya’yı hep ben kurtarmalıyım?
Sevilmek ne zor..
Bayramlar sahipsiz gibi…
Ellerini tuttuklarım, aşkı bilmiyor…
Anadolu yok gibi…bir şeyler eksik..ben eksik…..düşlerim yarım….
Türkü yok..
Küsmüyor burda kimse birbirine..
Küsmüyor..
Gidiyorlar hep….
Dünyayı yakalarken, anadoluya bir adım geç başlamak..
Her gün çocukluğumu başlatmak….
Unuttuklarımı, unutanları bulmak..
Yaz günü, hasat zamanları hayallere bırakıp, insan aramak caddelerde..
Sahipsiz içimde bu şehir…
Bu yalnızlık; ait olduğum coğrafyanın özlemine..
Karlı dağlarda nar yetişir mi?
Sen yetişir dedin!
Git dedin…
Hangi bedenle hangi ruhu bütünlemeli yüreğim bu yalnızlıkta…
İçimde yarım kalan sevinçler…
Eksik kalan şiirim..
Yakmayı istediğim sigaram..
Ağlamaklı yıllar..
Geç kalmadım bekli de..
Kaldım mı yoksa?
Doğduğum toprağın parçasıyım ben..
Sevmeyi unutmamış, özleyenim ben; ruhu olmayan her şeye inat..
En çok ben, en çok ben yalnızım bu başlangıç olan hayatta…
En çok ben istiyorum sarılmayı sana.
En çok ben hissetmek istiyorum ziyaret suyunun yüzüme çarpmasını..
Ellerime dokunmasını..
Bugün bregenz’de en çok ben yalnızım Hayat..
En çok ben..



Yorum yazmak isterseniz