Saturday, 1 19th, 2008
Ne çok aramış da öyle bulmuştuk:
O ne güzel, ne bulunmaz anlamdı.
Bir varmış bir yokmuş, bir boşluk işte şurada: İçimizdeymiş.
Sonra gelmiş o anlam,
o boşluğu doldurmuş.
Hiç yadırgamamış yerini.
Ne güzel olmuş.
Benimdi. Yan yanaydık.
Yan yana durmak istemiştik: Dünyayı birlikte anlamak.
Birlikte soluk alıyor, sokuluyor, saklanıyorduk…
Birlikte bulduk onu;
Sana, bana, her şeye yeni bir anlam geldi.
Berna Eren |
Wednesday, 1 16th, 2008
Yazı, yabanıl kılıyor insanı.
Yaşam öncesi bir yabanıllığa ulaşıyorsunuz.
Ve bu size her seferinde aşina geliyor; ormanların yabanıllığı bu, zaman kadar eski.
Her şeyden korkmanın yabanıllığı, farklı ve yaşamın özünden koparılamaz bir yabanıllık.
Mehmet Turgut |
Monday, 1 14th, 2008
“Ben diye biri yok.
Senim ben.
Ayrı bir ben çıkarma ortaya.”
Hemingway – Silahlara Veda
Ne zaman kuzeye gitsem aklıma hep o geliyor.
Hiç fark etmiyor nerede olduğum.
Sadece bulunduğum yerden yönümü değiştirip kuzeye, yeryüzünün yukarısına doğru ilerlediğim an, aklıma o geliyor.
ben ve o ve tek bir insan.
Çok sonraları farkına vardım bu içgüdüsel davranışımın. Hayatımın tek bir yöne kilitlenmiş olduğunun farkında […]
Osman Fırat Turan |
Sunday, 1 13th, 2008
“Bilirsin tenhadır can
boynumda asılı ay, söyle kimse geçmedi değil mi buradan?”
M. Mungan
Hem geçse ne değişecek ki? Bu geçen sen olmadıktan sonra…
Bir şehir kalabalığında el ele dolaşamadıktan, bir sinema kapısında beraber üşümedikten sonra…
Mağaza aşklarından değil bizimki derdin hep. Doğru ya biz alışveriş merkezlerinde değil, doğada dolaşmayı sevmiştik… Herkesin derdi kendine büyük,herkesin aşkı da […]
Funda Yılmaz |
Sunday, 1 13th, 2008
Sonunda;
Ve her sözcüğün,
her düşüncenin içi boşaldığında,
Ve Sen: artık sadece sen diye bir şey olduğunda,
Yeni bir anlam umut etmezsin.
İçin boşalmıştır.
Sen, sen diye bir şey, bir nefes, bir baş ağrısı olduğunda;
bulup kaybetmekten ve sözcüklerden bıktığında,
Sen: bir şey, bir pelte olduğunda…
Sen artık,
Ve sen sadece: Sen diye bir şeysindir.
Bir şey: İçi boş.
Berna Eren |
Saturday, 1 12th, 2008
Başlamaktı en büyük yanlışımız, bile bile yürümeyeceğini. Nedendir bilinmez bir boşluktu bizi içine çeken. Varsa yoksa oydu benim için, yalnızlıklarda çare. Yeni başlamıştı her şey, çok ama çoook güzeldi başlangıç. Benimdi çünkü o “hep benim olacak mıydı? Acaba.” Kendime sorduğum ilk soruydu. Ve arkası da geldi…
İbrahim Karaçelebi |