Gelmeyene Ait Ayak Sesleri…
January 13th, 2008
“Bilirsin tenhadır can
boynumda asılı ay, söyle kimse geçmedi değil mi buradan?”
M. Mungan
Hem geçse ne değişecek ki? Bu geçen sen olmadıktan sonra…
Bir şehir kalabalığında el ele dolaşamadıktan, bir sinema kapısında beraber üşümedikten sonra…
Mağaza aşklarından değil bizimki derdin hep. Doğru ya biz alışveriş merkezlerinde değil, doğada dolaşmayı sevmiştik… Herkesin derdi kendine büyük,herkesin aşkı da kendine güzeldi sanırım… Bizimkisi de bize göre büyüktü işte…
Bu akşam karanlığında o ayak seslerinden birinin sana ait olmasını ne çok isterdim.
Gelmeyeceğini bile bile…
Elinde alışveriş poşetiyle evine giden genç adamı,buraların yabancısı olduğu belli yaşlı çifti,sarmaş-dolaş sevgilileri izleyip ayak seslerine kulak kesilmekti yaptığım…
Hep yaptığım,her akşamüstü yaptığımdı benim…
Tek taraflı olarak bitirilmiş bir aşkın ayak seslerini duyduğunu sanmaktı benimki …
Pişmanlık duyguları ile perişan halde ‘’dayanamadım sensizliğe” diyerek dönebilme ihtimali olan sevgilinin ayak sesleri…
“Hadi bir şans daha verelim hayata’’ diyebilme ihtimali olan sevgilinin sokakları arşınlamış, yorgun ayaklarının sesi…
Ya da kendi kendine konuşan kişiliksiz benliğimin uydurduğu avuntuların cılız sesi…
Bana gelenin değil,kendi hayatlarına gidenlerin ayak sesleri…


Yorum yazmak isterseniz