Tuesday, 12 18th, 2007
Diyebilmeyi ne çok isterdim…
Makinemi aldığım ilk günlerdi… Hava yağmurlu ve kapalı, klasik alışılagelmiş bir Ankara Şubatı idi.
Gelenler geçenler… Gençler, öğrenciler hızla yetişmeye çalışırlarken bir yerlere yaşlı bir kadın belirdi caddede. Öylesine ağır adımlarla ilerliyordu ki. Tam da benim gibi acemi bir fotoğrafçıya uygun ritmle…
Funda Yılmaz |
Sunday, 12 16th, 2007
Yaklaşık bir sene önce, bir fotoğraf dergisini incelerken, görmüş olduğum bir çalışmayla başladı bu hikaye. Bir sehpanın üstündeki cam vazo, yarısına kadar su doluydu ve hem camın hem de suyun geçirgenliği sayesinde, arkasındaki ağaçları, ters / düz ederek farklı bir görüntü oluşturmuştu. Aklımda bir ışık gibi canlanıverdi bu izlediğiniz kare.
Serdar Çelebi |
Sunday, 12 16th, 2007
Camların üstünde gece ve kar.
Bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
Nazım Hikmet
Ne zaman yola çıkacak olsam; kapı önünde ayakkabılarımı bağlarken, annem seslenir;
“Gözlüğünü aldın mı?”
Bilmem nedendir annem gözlüğümün benim için önemli olduğunu düşünür.
Bülent Dedeoğlu |
Saturday, 12 15th, 2007
Bursa Cumalıkızık gezisindeyiz, daha önceden de oraya gidip fotoğraf çekmiş olmanın rahatlığı ile gruptan ayrılıp oranın sokaklarında kendimi yok etmek istedim. Derken yanımda benim gibi oranın atmosferinde savrulan Ergün ile dolaşmaya başladık…
Yüreğimden öyle güzel hikayeler geçiyordu ki; eski evler,
Sema Özevin |
Saturday, 12 15th, 2007
“ Bir uçurum dibine uzun uzun ve dikkatlice bakarsan uçurum da senin içini merak eder,
senin gözlerinin arkasında neler olduğunu görmek ister.
Bazı uçurumlar cesurdur.
İlk hamleyi o yapar ve seni yanına davet eder.”
Nietzsche
Soru sorar gibi bakıyordu çocuk:
“Ne istiyorsun?” der gibi, dimdik.
Berna Eren |
Saturday, 12 15th, 2007
“Varoluş insanın sıyrılamadığı bir doluluktur…”
Varoluşmaktayım.
Tatlı; öyle tatlı, öyle ağır bir şey ki bu !
Hem de hafif, sanki kendi kendine havalarda uçup duruyor.
Kıpraşıyor.
Mehmet Turgut |