Zaten Hiç Yoktun “Purgatorio”
December 26th, 2007
Yağmur anını düşün.
Karanlık gökyüzünü, ıslak toprağı.
Ve toprağı düşün, kurumuş toprağı.
Suyunu yitirmiş toprağı, unutulmuş toprağı…
Özlem anını düşün.
Toprağın gökyüzüne olan özlemini.
Islak toprağın kokusunu özleyen ağacı düşün.
Yapraklarını yitirmiş ağacı…
Sokakların insanlara kavuştuğu anı düşün.
Karanlığın körlüğünü yitirdiği
ve geceden kalma sisin gözlerindeki beyazımsı güneşe teslim olduğu anı düşün….
Bir şair düşün, Meksikalı bir şair.
Akşama teslim olan hülyalı pencereleri, görünmez kapıları…
Tenden yayılan tozu, karanlığı, dumanı, külü….
inceden inceye inen İnferno akşamını,
son bulutları, terkedilmiş yansımayı, kesilmiş sesi…
Bir çocuğun ruhunda iş tutan ölümü, aşkı, güneşi ve korkak geceleri düşün…
Hiç edilmiş yürekleri düşün, gizli dudaklardan, saklı köşelerden, aralı ağızlardan,
uykusuz gözlerden yayılan Yakın Doğulu şairlerin sevişmelerini düşün…
Purgatorio’yu düşün;
trampet seslerini,
kabartma yontuları,
yüzünün tüm hücrelerini yırtarcasına arınmaya çabalayan ışığı düşün…
ışığını ve sonra karanlığını düş
düş
düş/ün…
Purgatorio’nun ışığını ve ruhunun karanlık dirimselliğini düşün…
Son deyiş niyetine
Bu kutsal mı kutsal sudan yeni yapraklara
bürünmüş taze bir fidan gibi canlanıp da,
arınmış olarak eski yerime vardığımda
çıkmaya hazırdım, artık yıldızlara.
D. Alighieri – Purgatorio (Araf ) XXXIII (142)


1 Yorum “Zaten Hiç Yoktun “Purgatorio””
01
Purgatorio belki gerçekten böyle bir yerdir.Burada bekliyordur ruh vaadedilen cenneti..Belki bazıları hep burada kalmak istiyordur kendi isteğiyle.
Işık öyle güzel ki insanın onun parçası olası geliyor.
Yorum yazmak isterseniz