çocuk neyin göstergesi
December 24th, 2007
![]()
Kırık dökük çocukluk yaşadığımızı zannederiz hepimiz. Fakat en güzeli kendi çocukluğumuzdur. Hatta bir ara anne babaya “çok çektirdiğimizi” düşünerek geçiririz ömrümüzün bir kaç yılını. Halbuki anne baba hep endişededir yavrusu için, kaç yaşında olursa olsun…
Uzun bir süre aklımda olan bir şeyi yaşamak için Elazığ’a gittiğimde -ki onların notlarını da gene buradan paylaşmıştım- üç dört kardeşin akşamları anneleri ile telefon görüşmelerine şahit olmuştum. Eminim ki sokakta bir çok insanın görmemezlikten geldiği bu çocukların bir anne için ne kadar değerli olduğunu düşünmemişlerdir.
Televizyonda yayınlanan magazin programlarında annelerini, babalarını reddeden sanatçı(!) abilerimizi ablalarımızı görüyoruz da…
Aklıma Kudret Kurtcebe’nin çocuk şarkısı geliyor
çocuk
evlilik sigortası
…
kurumsallaştık, oyuna geldik
birbirimizi tanımdan evlendik
çürük çürük
nesiller tükettik
çocuk neyin göstergesi?
Bizler çocukken acaba insanın bilmem kaçıncı üreme duygusunun bir eseri olduğumuzu anlamaya çalışmadan bir ufacık çikolata paketinin peşinde koşarken, gelecekte yapacaklarımızı biliyor muyduk?
Çocuklar için, içinde bulunduğu materyalizm objelerin bir anlamı yoktur aslında. En azından benim için anımsattıkları:
Otuzlu yaşları devirdikten sonra bile, bir gün babanın endişeli bir sesle “seni merak ettik” demesinin komik gelmeyeceği gibi.
Ben biliyorum ki, bu yaşta bile istifa edemeyeceğimiz tek makam; çocukluk… en azından babam için…


1 Yorum “çocuk neyin göstergesi”
01
Eksik bir taşın, rüzgarına sığdırdığı bir sarsıntı aslında çocukluk..
Bir yol ayrımında tatmış olmanın anlamlı duruşuyla karşıladım hep onu.. Duruşum bozuktu hayata.. Yalpalayan bir bedenden öteye geçemedi bir süre.. Beden büyüdü, yalpa büyüdü.. Tekil zamanlarımda, aklıma gelen kırıntılarım oldu bir süre sonra.. Ufak bir sızıydı belki, kendi bahçemde.. Biliyordum, kargaya yavrusu kuzgundu, bana da çocukluğum..
Büyüdüm.. Ben büyüdükçe o küçüldü.. O küçüldükçe “ben” büyüdü..
Yorum yazmak isterseniz