Monday, 12 31st, 2007
Takvimlerde kaç yaprağımız kaldı ?
Koca bir yılı geride bırakıp yeni bir yılı karşılamaya şunun şurasında ne kaldı ?
Hanidir duvarlarımızda yer alan takvimlerimizden o son yaprağı da usulca koparıp almak hüzünle birlikte umut da verecektir bizlere…
Getirdikleri kadar bizden de bir şeyler alıp götüren eski yılı uğurlamak hüzün verse de yeni yılın en güzel sürprizleriyle bizleri karşılıyor […]
Suzan Ağatoğlu |
Saturday, 12 29th, 2007
Basamaklardan son kez çıkıyordum. Eprimiş duvarlarına dokundum.
Üst kata çıkmadan çocukluğumun yatak odasına uğradım. Rahmetli annemin beni salladığı beşik hala duruyordu. Artık bir süstü o. Birkaç kuşak çeyizin saklandığı sandık odanın girişindeydi. İşlemesini kaldırıp açtım. Masa örtüleri, başörtüleri, örtüler…
ve Sizden Gelenler |
Wednesday, 12 26th, 2007
Yağmur anını düşün.
Karanlık gökyüzünü, ıslak toprağı.
Ve toprağı düşün, kurumuş toprağı.
Suyunu yitirmiş toprağı, unutulmuş toprağı…
Osman Fırat Turan |
Monday, 12 24th, 2007
Kırık dökük çocukluk yaşadığımızı zannederiz hepimiz. Fakat en güzeli kendi çocukluğumuzdur. Hatta bir ara anne babaya “çok çektirdiğimizi” düşünerek geçiririz ömrümüzün bir kaç yılını. Halbuki anne baba hep endişededir yavrusu için, kaç yaşında olursa olsun…
Bülent Dedeoğlu |
Saturday, 12 22nd, 2007
Kayboluyorum ben çoğu zaman kendi içimde, nedeni bir bakış, bir küçük gülüş, belki bir çift söz…
Kayboldum ben, sayısını hatırlayamayacağım kadar kendimde, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar gerçekte.
Suzan Ağatoğlu |
Friday, 12 21st, 2007
Toz gibi yağan yağmurun altında, bir elim şemsiyede diğer elim pantolon cebimde, Pınarbaşına doğru yavaş yavaş çıkarım. Aslında güzel yoldur Pınarbaşına giden bu yol. Tahtakalenin içinde, isimlerini bilsem de nerede olduklarını hemen bilemediğim köylerden getirilmiş rengârenk meyve ve sebze dolu sandıkların, kutuların, muşambaların arasından, o su birikintilerinin içinde rızkını arayan kedilere -zaten yağmurla hafiften […]
ve Sizden Gelenler |