Sunday, 11 18th, 2007
Bu yolculuğu neden yapıyorum, bilmiyorum.Birden çok “etki”nin esareti altındayım.
İçimde bir nefret var.
Doğurganlığını yitirmiş kadınların zehirleşmiş kanı dolaşıyor sanki damarlarımda.
Direncim kırılmak üzere.
Yaptığım tüm kaleler ha yıkıldı ha yıkılacak.
Bulutlar üzerime dolu dolu sıkıntı bırakıyor.
Durup etrafıma bakıyorum.
Maddenin insan tinini nasıl alt üst ettiğini görüp, ondan nefret eder boyutlara ulaşıyorum.
Ne acımasız bir ikilemdir ki nefsini henüz yenememiş bir ölümlü […]
Osman Fırat Turan |
Saturday, 11 17th, 2007
Not Defterimden;
Yolun ortasında durup fotoğraf çekiyorum. Artık herkes çekiyor; ama bu sefer kalabalığım, izin de almadım; habersiz çekiyorum, lanet olsun o fotoğraf etiğine! Huzursuzum çekerken yayınlarken…
Ayran gönlüm evet, annemin dediği gibi “hamama girer kurnaya, düğüne gider zurnaya aşık olur” misali. Şimdi de faytoncu olmak istiyorum.
Oturup bence cigaramı yakıp kıt kanaat yaşam istiyorum.
İstiyorum da istiyorum; ayran […]
Bülent Dedeoğlu |
Friday, 11 16th, 2007
İçinde insana dair öğeler olmadıkça fotoğraf çekemeyeceğini/çekemediğini sanan ben, bugün kendi küçük fotoğraf arşivime mantar fotoğrafları eklemek üzere gittiğim korulukta kendinden geçmiş birkaç mantar bulsam da ( sanırım biraz geç kalmışım ) elindeki baltasını önünde duran yaşlı bir ağaç gövdesini parçalamak için kullanan Bayram amca ile karşılaşıyorum.
Suzan Ağatoğlu |
Wednesday, 11 14th, 2007
Bir sağa bir sola…Anlamı yok hiçbiri için ortada durmasının…Aslında tepede bir yerde de dursa kalsa;Onun da bir anlamı yok…
Bir sağa bir solaHeyecanı yer değiştirmesinde…Bir tarafını mutluluk Diğerini de hüzün gibi düşün!Ya da ayrılık ile vuslat gibi;En doğrusu bir tarafında sen duruyorsunDiğer tarafında sensizlik
Ortada durmanın da anlamı yokHep bir tarafta da,
Sallanıp durmalı ki;Keyfini çıkarmalı…
13/XI/2007
Bülent Dedeoğlu |
Friday, 11 9th, 2007
Peter Ustinov diye ak sakalını bilmem ama ak saçlı bir zat vardı; TRT1 zamanından…
Bir çok şekilde karşımıza çıkmıştı, en son bombası(!) da omni idi…
Omni; elinde bulunduğu zaman makinesinin kadranını geri çevirerek zamanda yaptığı yolculuktu.
O zamanlar ne manaya geldiğini ama değerini ölçemediğimiz bu alete şimdi sahip olmak isterdim.
Omni aletini şu şekilde veya bu şekilde olmasını değil; rew, […]
Bülent Dedeoğlu |
Thursday, 11 8th, 2007
Sokrates’in erdemini, Nietzsche’nin üstün insanı arıyordum…
…
şimdi bu öğle üzeri, Pertek de bir açıkhava kahvehanesinin önünde,
bir ağacın dibinde, küçük tabureler üzerinde, Pala’nın çayını yudumlarken,
İsmail amcanın yanık sesinden türküler dinlerken,
neyi düşünüyor,
neyi bekliyor
ve neyi arıyordum…
…Annemin telefonuyla irkiliyorum,
Ali Dayı’nın dükkanına gel diyor,
gel de tulum peynirinin bir tadına bak !
Koşar adım ilerliyorum sessiz Pertek sokaklarında.
Sonbaharın o tatlı ışığı yaşlı ağaçların […]
Osman Fırat Turan |